La Petite Mangerie // Paylaşılamayan tapaslar
Saint Paul metrosu yakınlarındaki ilk adres La Mangerie'den sonra, küçük kardeş La Petite Mangerie de rue de Bretagne üzerinde yerini aldı.

Kaliteli şarap ve tap taze ürünlerle hazırlanmış leziz tapaslar sunan yeni adres havaların hızlıca soğumaya başladığı bu günlerde gri gökyüzüne alışmamızı bırazcık kolaylaştırıyor.





Menüsünde Akdeniz tadlarının zengin olduğu La Petite Mangerie'de favorilerimiz 22 aylık İberya jambonu, trüf mantarlı burrata ve sebzeli pate.







Fiyatların 13 ila 7 euro arasında değiştiği barın başka bir artısı da servisi. Akşamları saat 7'den itibaren yer bulmanın zorlaştığı mekanda, masanızı beklerken ev yapımı shot'ların ikramı bekleme süresini daha dayanılabilir kılıyor.





Ahşabın bolca kullanıldığı bu şirin mi şirin tapas barı bu kışın favori mekanı olmaya aday.

Adres: 5 rue de Bretagne 75003 // +33 (0)6 14 50 02 03
Web sitesi : http://la-mangerie.com
pas de calais // en Fransız Japon
Japon tekstil firması Galerie de Pop’un kurucusu Tsukasa Kobayashi ile Yukari Suda’nın ortak projesi olan pas de calais, çok kısa bir süre önce Paris’in Le Marais mahallesinde ilk Avrupa mağazasını açtı.





1998 senesinde hayata geçirilen proje, markanın beyni ve tasarımcısı Suda’nin kendi zevki ve hayat felsefesini yansıtabileceği bir vitrin marka olarak düşünülmüş. Markada yün, keten ve ipek gibi doğal tekstil ürünlerinin kullanımı ön planda.Tekstil boyama tekniklerinde de Japon Indigosu ve hatta çamur kullanan, pamuklu gömleklerinin dokumasında el emeği Khadi dokuma tekniğini tercih eden marka, dikişlerin son rötuşları dahil zanaatkar bir dokunuş arzulamış!







Peki neden bir Japon markası Fransız isim seçer diye soracak olursanız, bu fikir de yine Suda’nın Fransa’nın kuzeyinde yer alan Calais bölgesinin meşhur Calais danteliyle tanışmasından doğuyor. Dantelin detaylarındaki inceliğe ve yapımındaki zorluğa hayran kalan Suda, hayalindeki koleksiyonun da bu özveriye sahip olmasını istemiş.





Japonya’nın çeşitli şehirlerinde satış noktaları bulunan pas de calais, kendi ülkesinde yakaladığı büyük başarıyı takiben yaklaşık 2 sene önce ilk mağazasını New York’ta açtı. Bu sene de Avrupa’lı takipçileri için Paris mağaza projesini hayata geçiren marka, butiğin tasarımı için İsrailli mimar Raphael Navot’yu görevlendirdi. Duru mimarisi ve her biri farklı parçalardan birleştirilerek yapılmış orijinal parkesiyle övgüler toplayan pas de calais, Paris’te yeni alışveriş adresleri arasında bu kış sezonunda öne çıkacakmış gibi duruyor.


Adres: 15, rue de Poitou 75003 // 01 40 27 89 83
Little Red Door
20'li yıllar Fransa'da inanilmaz revaçta!Moonshiner, Castor tarzı pek çok kokteyl bar Prohibition zamanlarını Paris'te canlandırıyor.







Minimalist gri dükkânlar ve trendy kafelerle kaplı Rue Charlot üzerinde kıpkırmızı bir kapi gözünüze çarpacak. Bu kapının ardında mavi kadife koltukları, minik de bir asmakatı ile Fashion Week'in vazgeçilmez adreslerinden Little Red Door'u bulabilirsiniz. Tamamen kendi kreasyonları kokteylleri servis eden bar blogumuzun da favorileri arasında. Önerimiz ise incirli "La Dame de Figues".

Adres: 60, rue Charlot 75003 // + 33 1 42 71 19 32
Web sitesi: http://lrdparis.com/
Jules et Jim
Marais'nin tartışmasız en gizli barı Rue des Gravilliers üzerindeki Hotel Jules et Jim'in bahçesinde saklı!





Akşamüstü saat 17'den gece 23'e açık mekânın iç dekoru, tasarım objeleri ve sağa sola serpiştirilmis çizgi romanlarıyla rengarenk. Sigara içilebilen dış mekan ise konforlu ve klas. Tasarımcılar ve galeristlerin tercihi bu mekânda şimdilik rezervasyonsuz şansınızı deneyebilirsiniz.

Adres: 11, rue des Gravilliers 75003 // + 33 1 44 54 13 13
Web sitesi: http://www.hoteljulesetjim.com/
Paris'te bir köy meydanı // Le Marché des Enfants Rouges
Paris'in halen ayakta olan en eski pazar yerinde lezzetli bir öğle yemeği için yanyana sıralanmış küçük “traiteur”'lerden birinin önünde yerimizi aldık.











1600'lu yıllardan beri ayakta kalmayı başarabilmiş Le Marché des Enfants Rouges (Kırmızılı çocuklar pazarı), bugün Paris'in en eski pazarı ünvanını koruyor. Le Marais bölgesinde rue de Bretagne üzerinde konumlanmış pazar 1534 senesinde yıkılan yetimhanenin yerine inşaa edilmiş. Zamanında yetimhane çocuklarının başka çocuklardan rahatça ayrılabilsinler diye giydirildikleri kırmızı kıyafetlerden ismini alan Le Marché des Enfants Rouges, 1912 yılında tarihi eser statüsüne kavuşmuş.







6 senelik bir yenileme sürecinden sonra 2000 yılında tekrar açılan pazar mekânı bugün sadece sebze/meyve tezgahlarını barındırmıyor; Enfants Rouges krepçisinden bentocusuna bir çok milletin mutfaklarından örnekler sunduğu küçük restoranlara ev sahipliği yapan cıvıl cıvıl bir alan. Haftalık alışverişinizi yaparken köşe başında taze Italyan makarnaları yiyebileceğinizi bilmek bir anda pazar konseptini daha enteresan hale getirmiyor mu?






Salıdan Cumartesiye akşam saat 8.30'a kadar açık olan mekan Pazar günleri kapılarını 5'te kapatıyor.

Adres: 39 Rue de Bretagne 75003
The Boot Café // This coffee is made for walking
Avrupa'nın bir çok kentine nazaran Paris'te hiçbir zaman “café “ sıkıntısı çekilmez. Günün her saatinde dışarının soğuna aldırış etmeden yan yana dizilmiş sandalyelerde espressolarını yudumlayan Fransızlar için kahve, güzel bir yemeği tamamlamak için en gerekli unsurdur.









Günümüzde ne yazık ki artık kimsenin uzun kahvaltılara ve öğle yemeklerine vakti yok. Hep telaş içerisinde, elinde bir sandöviç ile koşturan bizler için “take away” “coffee shop”'ları günlük ritmimize en uygunu oluyor. Durum böyle iken Paris'in dört bir köşesine yayılmış, günün sadece birkaç saatinde açık mini kafeler herkesin tercihi. Bu kafelerden en yenisi ve bizce en orijinali ise Amerikalı/Fransız bir çiftin yakın zamanda hizmete açtıkları The Boot Café. Eski bir ayakkabı tamir dükkanından (fransızca "Cordonnerie") bozma bu minnacık mekanda kahve her daim taze. Günlük olarak yapılan Ingiliz scone'ları ve havuçlu kek de satan The Boot Café isminden de anlaşılacağı üzere ayakkabı kutusu büyüklüğündeki (yaklaşık 4m²) mekanında iki randevu arasında atıştırmak isteyenlere ideal ortamı sunuyor. Hafta arası her gün saat 10 ile akşam 6 arası açık olan mekânın çalışanları kafenin kendisi gibi cana yakın ve sevimli. Bir de unutmadan ekleyelim; 4 kişiden fazlasının içerisine sığmakta güçlük çekeceği kafede bütün kahveler “take away” !!!



Adres: 19 rue du Pont aux Choux, 75003
Facebook sayfası: https://www.facebook.com/bootcafe
Broken Arm
Paris'te hızla çoğalan son sürüm concept store'lardan Broken Arm'dayız.




Ismiyle çağdaş sanatın öncülerinden Marcel Duchamp ve onun “ready made”lerine atıfta bulunan butik, adını Duchamp'ın 1915 senesinde New York'ta satın aldığı bir küreğe yazdığı “in advance of the broken arm” (kol kırılma olasılığına karşı) cümlesinden almış.




Temple metro istasyonu ile Le Marais'nin gizli kalabilmiş nadir parklarından Square Casimir Perrée arasına konumlanmış butikte Marni'den Carven'e, Raf Simons'dan Nike'a uzanan geniş ve zengin bir seçki mevcut. İki kat üzerinde hizmet veren mekanda yalnızca kıyafet değil moda, tasarım ve çağdaş sanat ile ilgili bir çok kitap da satılıyor.




Mekanın kafesi de en az butiği kadar ziyaretçi çekiyor. Mozaik taşlarla döşeli zemin üzerine serpiştirilmiş bir kaç vintage masaya sade ve yumuşak renklerin hakim olduğu bir ambiyansta hizmet veren kafede organik kek ve kurabiyeler ile taze çekilmiş Kenya kahvesi alışverişten yorulan bizlere ilaç.

Adres: 12, rue Perrée,75003 // +33 1 44 61 53 60
Salı'dan Cumartesi'ye saat 11 ile 19 arası açık.
Galeri Perrotin
Paris ve sanat kelimeleri bir araya geldiğinde aklımıza öncelikle Le Louvre ve Orsay gibi klasik sanatın baş yapıtlarının sergilendiği devasa müzeler gelmesi gayet normal. Yalnız unutmamalıyız ki Paris her ne kadar dünyaca ünlü müzelere ev sahipliği yapsa da çağdaş sanat alanında Londra, New York ve Sydney gibi şehirlerle yarışacak kadar da dinamik ve zengin.

Şehrin Marais bölgesinde yoğunlaşmış sanat galerileri arasında isminden uluslararası platformlarda en çok bahsettiren Galerie Perrotin, 1990 senesinde Emmanuel Perrotin tarafından kurulduğundan beri gerek temsil ettiği sanatçılar gerek seçkileriyle ziyaret edilmesi kaçınılmaz adreslerden. Sanat dünyasına Maurizio Cattelan ve Takashi Murakami gibi sanatçıları tanıtmış olan galeri dünyaca üne sahip bir çok sanatçının kaşifi ve temsilcisi.





Galerie Perrotin, bugün rue de Turenne üzerinde biri neoklasik bir villa, diğeri daha az gösterişli ama aynı zarafette bir Paris apartmanı olmak üzere iki ayrı mekanda ziyarete açık. Galerinin sahipleri Paris ve New York başarılarından sonra aktivite alanlarını Asya kıtasına da yayarak 2012 senesinde Uzakdogu çağdaş sanatının kalbi Hong Kong'ta da bir mekân açtılar.

Sıklıkla yenilenen programda Haziran sonuna kadar ünlü şarkıcı Pharell Williams'ın kuratörlüğünü yaptığı G.I.R.L. sergisi var. Sizlere tavsiyemiz galerinin sergilerini internet sitesinden takip etmeniz.




Adres: 60, 76 rue de Turenne 75003

Galeri Salı'dan Cumartesi'ye 11.00-19.00 arası açık.
Buenos Aires’den Sıcak Sıcak
Clasico Argentino, dünyayı mesleklerinden ötürü gezdikten sonra Paris’te buluşan iki Arjantinli’nin memleket özleminden doğmuş projesi.

Fotoğrafçı Enrique Zanoni ve usta şef Gaston Stivelmaher yıllar sonra Paris’te karşılaştıklarında Arjantin’in yemek kültürünü tanıtma adına beraber bir şeyler yapacaklarını biliyorlardı. Her ikisi de uzun bir süre boyunca Arjantin mutfağını Avrupa’da ayrı ayrı temsil ettikten sonra Paris’in ilk empanadas ve helados restoranını Le Marais bölgesinde açtılar.



Fransa için baget ekmek ne ise Arjantin için empanadas o. Güney Amerika ülkeleri için bilinen bir yemek olan empanadası bizdeki poğaça ile karşılaştırabiliriz. Clasico Argentino’da 8 farklı iç malzemesi ile servis edilen bu minik poğaçalar için etli, peynirli ya da vejetaryen seçenekleri var. İç malzemesi değişik her empanadas için farklı kenar kapama motifleri geliştiren restoran, siparişinizi rahat tanımanız için tepsinizin yanında minik bir harita getiriyor. Kendi zevkimize göre oluşturduğumuz tabaklarımızın yanında güzel bir roka salatası da mekanın ikramı




Kişi başına 4 empanadas’ın yetip de arttığı restoranda yemeği tatlı ile bitirmek isteyenlere tamamen doğal ürünlerle üretilen ve şef Stivelmaher’in tarifini sır gibi sakladığı kremamsı Arjantin dondurması helados’u öneririz.

Öğlen menüleri 12,90 euro (3 empanadas, tatlı ve içecek) olan Clasico Argentino’da akşam yemeği kişi başı 20-25 euro.

Adres: 56, Rue de Saintonge, 75003 // +33 1 44 61 00 56

2. Adres: 217, rue du Faubourg Saint Antoine 75011

http://www.clasico-argentino.com/
Paris’te miyim Marsilya’da mı?
Le Marais bölgesinin turistler tarafından zapt edilmemiş nadir, bol ağaçlı, bol gölgeli bir köşesinde bulunuyor Chez Janou. Parizyen bir restoran değil geleneksel brasserie’lerden değil, Marsilya usulü bir sokak kahvesi hiç değil ama hepsinin bir karışımı.




Fransa’nın güneyinde görmeye alışık olduğumuz sıcak renkler ve 60’li yılların vintage posterleriyle konuklarını sıcak bir ortamda ağırlayan Chez Janou’nun menüsünde 100’u aşkın Pastis ve Absinthe çeşidi bulunuyor. Yemekler Güney esintili; Fransa’nin ünlü sebze türlüsü Ratatouille, soğuk domates çorbası Gazpacho, zeytin ezmeli bruschetta’lar ve istiridye gibi deniz mahsulleri ön planda. Tatlı olarak Çikolatalı Mousse sipariş ederseniz, ne olduğunu söylemeyelim, sizi bir sürpriz bekliyor.

Chez Janou’da müşteriler gürültülü, neşeli, hallerinden memnun, garsonlar ise Güney’deki meslektaşları gibi; çok hızlı hareket etmiyorlar ama yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle sizinle dilediğiniz kadar sohbet etmeye hazırlar. Özellikle dışarıda bulunan masaları son derece popüler olan Chez Janou’ya gitmeden önce rezervasyon şart.




Adres: 2, rue Roger Verlomme 75003 // +33 1 42 72 28 41

www.chezjanou.com
111 numara
Paris’in konsept mağaza denildiğinde akla ilk gelen mekânı Merci‘deyiz.





Eski bir kumaş fabrikasından dönüştürülen Merci, her daim kapısında park etmiş kırmızı vintage Fiat 500′u ile bizlere güzel bir karşılama yapıyor. Tasarıma meraklarıyla ünlü Japon turistlerin gezi ajandalarının ilk sırasında olan Merci, “tasarım pahalıdır” düşüncesinin aksine her bütçeyi sevindirecek orijinal fikirler sunmakta çok başarılı.

2009 yılında Marie-France ve Bernard Cohen çifti tarafından kurulan mağaza, bugün modadan dekorasyona, kitapçıdan restorana uzanan geniş bir seçkiyi bünyesinde buluşturuyor.

Yüksek tavanlı, 3 katli bu tasarım mabedi, Usedbook Café, Café Cinéma ve La Cantine gibi organik yemekler ve özenle seçilmiş şaraplar sunan, her biri kendine özgü bir ambiyansa sahip mekânlarıyla bilindik tasarım mağazası fikrini bir kenara atıyor.

Birçok tasarımcı ile işbirliği içerisinde olan mağaza, moda ve dekorasyon bölümlerinde gerçekleştirdiği enstalasyon benzeri sunumlarıyla her ziyaretimizde bizleri şaşırtmayı beceriyor.





Yeni bir alışveriş deneyimi yaşamak istiyorsanız Merci’ye uğramadan Paris’ten ayrılmayın!

Adres: 111, boulevard Beaumarchais 75003 // +33 1 42 77 00 33

http://www.merci-merci.com
Dahiyane Ekler !
İkinci el butikleri, konsept mağazaları ve falafelleri ile ünlü Paris’in 4. Bölgesi le Marais şu günlerde “éclair”i ile konuşuluyor. Türklerin ekler olarak bildiği, uzun, ince hamurlu, içi genelde kremayla doldurulan, üstü karamel veya çikolata ile süslenen bu pastane spesiyalitesi Michelin yıldızlı aşçı Christophe Adam’ın elinde ve Eclair de Génie dükkânında sanata dönüşüyor.




C. Adam, Fransız gurme dünyasında yarattığı esere can veren heykeltıraş Pygmalion’ın adıyla anılıyor. Ortaya çıkan eklerler sanat eserinden farksız. Nostaljik ekler çıtır karamel ve acıbadem tadıyla sizi çocukluğunuza götürüyor, Japon mutfağından tanıdığımız Yuzu’lu, egzotik meyve pürelerinin kullanıldığı mangolu-muzlu eklerler içinizdeki gurmeye hitap ediyor. Minik çikolata topları da yapıyor Adam; neredeyse disko topu diyebiliriz kendilerine. Dükkâna girdiğiniz anda parıl parıl parlayarak gözünüzü alıyorlar. Tatları eklerlere oranla hafif sönük kalsa da sırf ışıltıları için denemeye değer. Birden fazla ekler denemek isterseniz, ki tavsiye ederiz, 4’lu, 6’li, 10’lu boxset’ler almanız da mümkün.

Adres: 14, rue Pavée 75003// 01 42 77 85 11
Pazartesi hariç her gün 10.30-19.30 arası açık

http://www.leclairdegenie.com/

Facebook sayfası :https://www.facebook.com/leclairdegenie
Hakkımızda
İletişim
Instagram