pas de calais // en Fransız Japon
Japon tekstil firması Galerie de Pop’un kurucusu Tsukasa Kobayashi ile Yukari Suda’nın ortak projesi olan pas de calais, çok kısa bir süre önce Paris’in Le Marais mahallesinde ilk Avrupa mağazasını açtı.





1998 senesinde hayata geçirilen proje, markanın beyni ve tasarımcısı Suda’nin kendi zevki ve hayat felsefesini yansıtabileceği bir vitrin marka olarak düşünülmüş. Markada yün, keten ve ipek gibi doğal tekstil ürünlerinin kullanımı ön planda.Tekstil boyama tekniklerinde de Japon Indigosu ve hatta çamur kullanan, pamuklu gömleklerinin dokumasında el emeği Khadi dokuma tekniğini tercih eden marka, dikişlerin son rötuşları dahil zanaatkar bir dokunuş arzulamış!







Peki neden bir Japon markası Fransız isim seçer diye soracak olursanız, bu fikir de yine Suda’nın Fransa’nın kuzeyinde yer alan Calais bölgesinin meşhur Calais danteliyle tanışmasından doğuyor. Dantelin detaylarındaki inceliğe ve yapımındaki zorluğa hayran kalan Suda, hayalindeki koleksiyonun da bu özveriye sahip olmasını istemiş.





Japonya’nın çeşitli şehirlerinde satış noktaları bulunan pas de calais, kendi ülkesinde yakaladığı büyük başarıyı takiben yaklaşık 2 sene önce ilk mağazasını New York’ta açtı. Bu sene de Avrupa’lı takipçileri için Paris mağaza projesini hayata geçiren marka, butiğin tasarımı için İsrailli mimar Raphael Navot’yu görevlendirdi. Duru mimarisi ve her biri farklı parçalardan birleştirilerek yapılmış orijinal parkesiyle övgüler toplayan pas de calais, Paris’te yeni alışveriş adresleri arasında bu kış sezonunda öne çıkacakmış gibi duruyor.


Adres: 15, rue de Poitou 75003 // 01 40 27 89 83
Hôtel de l’Abbaye
Hava soğuk da olsa ısıtılmış verandalarıyla Paris, insanı saatlerce dışarıda sıcak bir içecek eşliğinde kitap okumaya, dergi karıştırmaya ya da sadece kafa dinlemeye teşvik ediyor.









Hôtel de l’Abbaye bu saklı bahçelerin en sakin ve en yeşillerinden. Luxembourg bahçelerine iki adım uzaklıkta, dört yıldızlı bir otele göre oldukça hesaplı seçenekler sunan Hôtel de l’Abbaye’nin bir tablo güzelliğindeki iç bahçesinde arkadaşınızla sohbetinize ya da yalnız içtiğiniz kahvenize tarihi bir çeşmeden akan suyun sakinleştirici etkisi de ekleniyor.





Sabah 7’de kahvaltı için açılan veranda akşam 23.30’a kadar hizmet veriyor. Haftaiçi romantik bir içki için de şiddetle öneririz.

Adres: 10, Rue Cassette 75006 // +33 1 45 44 38 11

Web sitesi: http://www.hotelabbayeparis.com/fr/
Paris'te bir köy meydanı // Le Marché des Enfants Rouges
Paris'in halen ayakta olan en eski pazar yerinde lezzetli bir öğle yemeği için yanyana sıralanmış küçük “traiteur”'lerden birinin önünde yerimizi aldık.











1600'lu yıllardan beri ayakta kalmayı başarabilmiş Le Marché des Enfants Rouges (Kırmızılı çocuklar pazarı), bugün Paris'in en eski pazarı ünvanını koruyor. Le Marais bölgesinde rue de Bretagne üzerinde konumlanmış pazar 1534 senesinde yıkılan yetimhanenin yerine inşaa edilmiş. Zamanında yetimhane çocuklarının başka çocuklardan rahatça ayrılabilsinler diye giydirildikleri kırmızı kıyafetlerden ismini alan Le Marché des Enfants Rouges, 1912 yılında tarihi eser statüsüne kavuşmuş.







6 senelik bir yenileme sürecinden sonra 2000 yılında tekrar açılan pazar mekânı bugün sadece sebze/meyve tezgahlarını barındırmıyor; Enfants Rouges krepçisinden bentocusuna bir çok milletin mutfaklarından örnekler sunduğu küçük restoranlara ev sahipliği yapan cıvıl cıvıl bir alan. Haftalık alışverişinizi yaparken köşe başında taze Italyan makarnaları yiyebileceğinizi bilmek bir anda pazar konseptini daha enteresan hale getirmiyor mu?






Salıdan Cumartesiye akşam saat 8.30'a kadar açık olan mekan Pazar günleri kapılarını 5'te kapatıyor.

Adres: 39 Rue de Bretagne 75003
Le Bon Marché - La Grande Épicerie // La Table
Paris deyince aklınıza gelen beş kelime sayın desek, biliyoruz ki bir çoğumuz listeye 'alışveriş' kelimesi ile başlarız.

Alışverişi bu kadar özel yapan mekanların arasında da liste başına Avrupa'nın ilk "department store"u Le Bon Marché'yi koymazsak olmaz !





1838 yılında Paul et Justin Videau kardeşler tarafından kurulan "Au Bon Marché" mağazası 19. yüzyılın çılgın ritminde hızla değişen Paris için vasat sayılabilecek bir mağaza iken, 1852 senesinde Aristide ve Marguerite Boucicaut çiftinin mağazaya ortak olmalarıyla bugünkü ihtişamına, şıklığına ve modernliğine kavuşur. Dönem için birer devrim niteliğinde bir çok değişikliğe ev sahipliği yapan Le Bon Marché (ürünler üzerinde fiyat etiketi, ilk pret-à-porter koleksiyonları ve çalışanları için haftada bir gün ücretli izin gibi) kısa bir zaman içerisinde Rue de Sèvres üzerindeki antrepolarıyla birlikte bir çok binaya uzanır.

Bizleri bu şatafatlı yapıya çeken ise içimizdeki karşı koyamadığımız alışveriş dürtüsü değil, "La Table"; Le Bon Marché'nin parçası olduğu La Grande Épicerie içerisinde yakın zamanda hizmete geçmiş olan yeni restoran.







1932 senesinde Le Bon Marché'ye dahil olan La Grande Épicerie bugün halen Paris'te yeme-içme konusunda en çeşitli ve kaliteli ürünleri bulabileceğiniz yegâne mekan. Fransa ve dünyanın farklı yerlerinden en kaliteli ürünleri sunan La Grande Epicerie'de taze balıktan çaya, peynirden makarnaya ne isterseniz mevcut. Bu büyük 'bakkalın' birinci katında bu sene hizmete başlayan La Table restoranı ise alt katta satılan ürünlerin kalitesi ve lezzeti ile yarışabilecek özgünlükte.





Bir iç mekan için sıradan olmayacak biçimde bol yeşillikli ve ağaçlarla çevrelenmiş La Table'da akşamüstü kahvemiz için yerimizi aldık. Öğlen servisinin yeni bittiği mekân alışverişten başı dönen bizler için ideal derecede sessiz ve sakindi. Doğal tonlarda düşünülmüş, uzun bankların çevrelediği restorana yerleştik. Menüde şef Jean-Jacques Massé'nin imzasını gördük . Massé fazla şatafata ihtiyaç duymadan basit ama bir o kadar da lezzetli bir seçki sunmuş. Menüde favorimiz yaban mersinli ekmekle servis edilen tavuklu kulüp sandviç. Klasik Paris bistrolarının stilinde düşünülmüş kare mermer masamızda kahvelerimiz ve sandviçlerimizin tadını çıkarırken cam konstrüksyon çatıdan içeri giren güneş ile yorgunluğumuzu attık ve alışverişimize kaldığımız yerden devam edebilecek enerjiyi depoladık!

Servis saatleri: Pazar günleri hariç her gün saat 10.30-19.30 arası

Adres: 24, rue de Sèvres 75007
Web sitesi: www.lebonmarche.com
www.lagrandeepicerie.com
The Conran Shop
Dünyaca ünlü mobilya ve tasarım markası Habitat'ın kurucusu Terence Conran'ın, başlangıçta Habitat ile beraber yürüttüğü bir mağaza zinciri olarak 1987 yılında açtığı The Conran Shop, Conran'ın 1992 senesinde Habitat'ı satması ile birlikte üzerine daha çok yoğunlaştığı bir proje halini almış.







İlk mağazasını 1987 yılında Londra'nın Chelsea mahallesindeki tarihi Michelin tekerleklerinin idari merkezi olan Michelin House binasında açan The Conran Shop kısa zaman içerisinde Fransa ve Japonya'ya da uzanmış. Tasarım mobilyada dünyaca tanınan tasarımcıların ürünlerine yer veren mağaza, gerek mekan düzenlenmesi gerek mobilya seçkisi olsun kendi stilindeki diğer bir çok mağazadan farkını rahatça ortaya koyuyor.






Bugün Paris'in 7. arondismanında hizmet veren The Conran Shop görkemli binası sayesinde gözden kaçırıp önünden geçip gidebileceğiniz bir mağaza değil. Paris ve Avrupa'ın en eski "department store"'u Le Bon Marché'nin (ve haliyle Eiffel Kulesi'nin) mimarlarından Gustave Eiffel'in tasarladığı yapı, tamamiyle çelik konstrüksiyon ve Paris'teki en gösterişli binalardan biri diyebiliriz. Zamanında Le Bon Marché'nin deposu olarak kullanılan yapı 1992 yılında The Conran Shop'a devredildiğinde kimse sonucun bu kadar başarılı olacağını tahmin etmemiş. Bugün toplam 3 kat üzerinde hizmet veren mağaza, 1800 metrekarelik yüz ölçümüyle Paris'in en havadar mağazalarından. Her ay değişen temasıyla beraber satılan ürünlerin de yenilendiği mekân aynı zamanda sürekli olarak Charles Eames ya da Christian Dell gibi tasarım tarihinde isim yapmış tasarımcıların ürünlerini de koleksiyonunda bulunduruyor.







Yatak odasından bahçeye farklı mekân temaları sunan The Conran Shop her ne kadar pahalı ürünleriyle öne çıksa da her keseye uygun minik bir tasarım objesi sahip olmak isteyenleri de kırmayıp bizlere orijinal ürünler sunabiliyor.

Adres: 117 rue du Bac,75007
Web sitesi:www.conranshop.fr

Kır Bahçesinde Tavuklarla Brunch
Paris’in en turistik bölgelerinden Montmartre’da Paris’in en gizli otelini ve o otelin bahçesinde Paris’in en az tanınan brunch’ını bulduk!





Oscar Comtet ve ekibi tarafından tasarlanan ve fransızcada “özel konak” anlamına gelen Hôtel Particulier Montmartre’ın bahçesi neredeyse bir kır düğününe ev sahipliği yapacakmış gibi hazırlanmış. Otelin gölgesine kurulmuş bembeyaz masalar, kocaman bir barbekü, iç kısımda açık büfe, otelin arka kısmında kalan bölümde minderler, hamaklar, yemyeşil ağaçlar, rengarenk çiçekler hatta etrafta dolanan tavuklarla bu masalsı ortam 19. yüzyıldan kalma villanın yabancı gözlerin bulması zor demir kapısının ardında bir hazine gibi kâşiflerini bekliyor.

Giriş kapısını bulmak dediğimiz gibi biraz zor; ünlü rue Lepic’ten bir zamanlar çeşmeyken artık sadece lanetli olduğu söylenen kuru bir kayaya dönüşmüş “Cadı Taşı”na (Rocher de la Sorcière) kadar Montmartre'ın dik merdivenlerini tırmanabilir ya da avenue Junot tarafındaki devasa demir kapının zilini çalarak, yeşillikler arasından yolunuzu bulabilirsiniz.




Bahçede hafta içi öğle ve akşam yemekleri, haftasonları ise brunch servisi yapılıyor. Brunch’ın gastronomik olarak bizleri şaşırtacak çeşitlilikte olduğunu iddia edemesek de bu lüks butik otelin empresyonist bir tablodan çıkmış gibi duran pastoral ambiyansında zengin bir açık büfeden limitsizce faydalanma imkânı fikrimizce ziyaretçilere yeterince keyif verecektir.

Şef Jordan Bischoff yönetiminde hazırlanan akşam yemekleri ise lezzet açısından tartışılamayacak kadar görkemli. Şansınız yaver gitmez de hava kötü olursa otelin Viktoryen dekorlu iç odaları da kırmızı kadife perdeleri ve konforlu sofalarıyla zaman geçirmek için ideal. Özel kutlamalarınız için rica üzerine 8 kişilik gruplara rezerve edilebilen odalara şeften özel menü de isteyebiliyorsunuz.




Otelin konumu da oldukça sıradışı; Avenue Junot cephesi 19. yüzyıl köy evlerini andırırken Rue Lepic tarafı café-barlarından taşan enerjisi ve genç nüfusuyla tamamen bugüne ait. Bizden sizlere tavsiye; bu güzel bahçenin tadını Paris'in çok da uzun sürmeyen yaz aylarında çıkarmak için çok beklemeyin !

Adres : 23, avenue Junot, Pavillon D, 75018 // +33 1 53 41 81 40

Web sitesi : http://hotel-particulier-montmartre.com/

Brunch ve akşam yemekleri için önceden rezervasyon yapmanızı öneriyoruz.
Broken Arm
Paris'te hızla çoğalan son sürüm concept store'lardan Broken Arm'dayız.




Ismiyle çağdaş sanatın öncülerinden Marcel Duchamp ve onun “ready made”lerine atıfta bulunan butik, adını Duchamp'ın 1915 senesinde New York'ta satın aldığı bir küreğe yazdığı “in advance of the broken arm” (kol kırılma olasılığına karşı) cümlesinden almış.




Temple metro istasyonu ile Le Marais'nin gizli kalabilmiş nadir parklarından Square Casimir Perrée arasına konumlanmış butikte Marni'den Carven'e, Raf Simons'dan Nike'a uzanan geniş ve zengin bir seçki mevcut. İki kat üzerinde hizmet veren mekanda yalnızca kıyafet değil moda, tasarım ve çağdaş sanat ile ilgili bir çok kitap da satılıyor.




Mekanın kafesi de en az butiği kadar ziyaretçi çekiyor. Mozaik taşlarla döşeli zemin üzerine serpiştirilmiş bir kaç vintage masaya sade ve yumuşak renklerin hakim olduğu bir ambiyansta hizmet veren kafede organik kek ve kurabiyeler ile taze çekilmiş Kenya kahvesi alışverişten yorulan bizlere ilaç.

Adres: 12, rue Perrée,75003 // +33 1 44 61 53 60
Salı'dan Cumartesi'ye saat 11 ile 19 arası açık.
Habitat Vintage : Geri Dönüşüm Tasarım
Dünyaca ünlü tasarım mağaza zinciri Habitat'ın en yeni mekânını Paris'in şık caddelerinden biri yerine Saint­-Ouen gibi bir banliyöye konumlandırması tesadüf değil.

Bugün Avrupa'nın en büyük antika ve bit pazarını barındıran Saint-Ouen yeni kiracılarından oldukça memnun görünüyor. Tarihi antröpoların çevrelediği avluda 400 metrekarelik bir depoyu mağazaya çeviren Habitat, 60'lı ve 90'lı yıllar arasında tasarlanmış modellerini vintage meraklılarına sunuyor.




Mekânın en büyük özellliğini belirtmeyi de unutmayalım; Habitat Vintage'da satılan
bütün mobilya ve objeler ikinci el. Habitat kendi tasarımı olan ve üzerinde damgası bulunan tasarımlarını geri satın alarak bu objelere vintage meraklılarının ellerinde ikinci bir yaşam veriyor.

Eğer vintage mobilya meraklısı değilseniz de önemli değil! Habitat Vintage bu devasa mekânı Paris'in en orijinal ve şık butiklerinden L'Eclaireur ve fast food kamyonu Kluger ile paylaşıyor.





Yalnız belirtmekte fayda var; Habitat Vintage'ın fiyatları herhangi bir bit pazarı tezgâhına oranla oldukça yüksek. Ama bütün tasarımların orijinal olduğunu göz önünde bulundurursanız pazarlıksız vintage alışverişininin tadını çıkarabilirsiniz!

Adres : 77, rue des Rosiers, Saint­-Ouen (93), Habitat Vintage sadece Cumartesi ve Pazar günleri sabah 9.30'dan akşam 6'ya kadar açık.


Saint-Ouen
Çay Saatinde Defile
Akşamüstü çayınızı yudumlarken defile izleyebileceğiniz nadir şehirlerden biri olsa gerek Paris. Fashion show’ları kaçıranların ve Haute Couture tasarımları yakından incelemek isteyenlerin özellikle ilgisini çekecek bu konseptin yaratıcısı ise 60’lardan beri moda dünyasında önemli bir yere sahip Hotel Bristol.





« Fashion Saturdays » adıyla tasarlanan program oldukça ilginç ; öğle yemeğinizden sonra, saat 2.30’da otele gidiyor, Fransız Bahçesi’nde şampanya ile karşılanıyorsunuz. Siz masanıza yerleştikten sonra, Givenchy, Yves Saint-Laurent, Versace, Dior gibi prestijli moda markalarından birinin seçtiği ürünleri sergileyen modeller, masalar arasındaki defilelerine başlıyor.

Sampanyayla açılan bu davet, çay çeşitleri, parmak sandviçler, otelin ünlü şefi Laurent Jeannin’in özel olarak hazırlayıp sunduğu tatlılar ile devam ediyor. Saat 4.00′te sunum bitiyor, performansı düzenleyen moda evi ise sizi evinize hediyelerle yolcu ediyor.





Eklemek gerekir ki konseptin ev sahibi Hotel Bristol, geçtiğimiz ay Conde Nast dergisi okuyucuları tarafından Avrupa’nın en iyi oteli seçildi.

Adres: Le Jardin Français, 112 rue du Faubourg Saint-Honoré 75008 // +33 (0)1 53 43 43 42

Fiyat: Sampanya, tuzlu ve tatlı kurabiyeler, çay, şefin özel tatlısı ve defilenin de içinde bulunduğu paket 70 euro


http://www.lebristolparis.com/eng/news/fashion-saturdays/
Superman’in Gezegeninden Sevgilerle
Krypton Collections çocukluğunda biraz da olsa Amerikan filmleri, dizileri ve tv programları seyretmiş herkesin ilgisini çekecek şahane bir koleksiyon butiği.




Krypton Collections’daki her eşya özenle seçilerek raflara dizilmiş ve Internet’te her aranılanın saniyede bulunduğu şu günlerde bile Krypton ziyaretçisini şaşırtmayı başarıyor . Dükkânın sahibi 50’li yaşlardaki uzman koleksiyoncu beyefendi de size aradığınızı bulma konusunda yardım etmeye hazır. Bizim gözümüze çarpan bir kaç örnek 80’li kuşağın kült dizilerinden Ziyaretçiler’in oyun kartları, E.T oyuncakları, Dallas’ın ünlü kötü adamı JR’ın maskesi, Terminatör’ün devasa bir büstü oldu. Özellikle aradığınız bir obje varsa telefon açıp butiğin sahibiyle konuşmanız yeterli; kendisi size memnun etmek için elinden geleni yapacaktır.




Paris’ten arkadaşlarınıza hediye olarak Eyfel kulesi seklinde çikolata götürmek istemiyorsanız ya da sadece bir “nerd” olarak bu etkileyici koleksiyona göz atmak niyetindeyseniz dükkân Salı’dan Cumartesi’ye 11.45 ila 19.00 arası açık.

Adres: 12, rue Saulnier, 75009 // +33 142471289

Facebook sayfası: Krypton Collections
111 numara
Paris’in konsept mağaza denildiğinde akla ilk gelen mekânı Merci‘deyiz.





Eski bir kumaş fabrikasından dönüştürülen Merci, her daim kapısında park etmiş kırmızı vintage Fiat 500′u ile bizlere güzel bir karşılama yapıyor. Tasarıma meraklarıyla ünlü Japon turistlerin gezi ajandalarının ilk sırasında olan Merci, “tasarım pahalıdır” düşüncesinin aksine her bütçeyi sevindirecek orijinal fikirler sunmakta çok başarılı.

2009 yılında Marie-France ve Bernard Cohen çifti tarafından kurulan mağaza, bugün modadan dekorasyona, kitapçıdan restorana uzanan geniş bir seçkiyi bünyesinde buluşturuyor.

Yüksek tavanlı, 3 katli bu tasarım mabedi, Usedbook Café, Café Cinéma ve La Cantine gibi organik yemekler ve özenle seçilmiş şaraplar sunan, her biri kendine özgü bir ambiyansa sahip mekânlarıyla bilindik tasarım mağazası fikrini bir kenara atıyor.

Birçok tasarımcı ile işbirliği içerisinde olan mağaza, moda ve dekorasyon bölümlerinde gerçekleştirdiği enstalasyon benzeri sunumlarıyla her ziyaretimizde bizleri şaşırtmayı beceriyor.





Yeni bir alışveriş deneyimi yaşamak istiyorsanız Merci’ye uğramadan Paris’ten ayrılmayın!

Adres: 111, boulevard Beaumarchais 75003 // +33 1 42 77 00 33

http://www.merci-merci.com
Burun Projesi
Nose için bir parfüm dükkânından çok bir proje diyebiliriz. Parfümün başkenti Paris’te parfüme yeni bir bakış açısı getirmek oldukça zor olsa gerek ama Nose başka hiçbir yerde bulunamayan eski-yeni parfümleri, birbirinden farklı aktiviteleri, sunduğu i-phone application’ları, hediye paketleri ile bunu başarıyor. Aynalarla kaplı iki katli mağaza adeta bir atölye. Burada free shop’larda bulunan parfümler yok ama 20’lerden vintage bir koku arıyorsanız o burada; cok fazla tanınmayan markalardan bir papatya kokusu, tarçın kokusu, karanfil kokusu denemek istiyorsanız o da burada.



Biraz risk almak ve şaşırtılmak mı istiyorsunuz? Nose’un internet sitesi üzerinden ya da butiğin içerisinde parfüm tercihlerinizi belirten bir form doldurabiliyorsunuz. Su anda kullanmakta olduğunuz üç parfümü yazıyor ve doğadan ne tarz kokuları tercih ettiğinizi seçenekler arasından işaretliyorsunuz. Programda seçimleriniz inceleniyor ve 10 euro karşılığında eşantiyon boy 5 adet parfüm beğeninize sunuluyor.

Belki de hayatiniz boyunca kullanacağınız o size özel, nadir parfümü Nose’da bulacaksınız, kim bilir!

Form icin internet sitesi: http://nose.fr/fr/

Adres: 20 rue Bachaumont 75002 // 01 40 26 46 03
Dahiyane Ekler !
İkinci el butikleri, konsept mağazaları ve falafelleri ile ünlü Paris’in 4. Bölgesi le Marais şu günlerde “éclair”i ile konuşuluyor. Türklerin ekler olarak bildiği, uzun, ince hamurlu, içi genelde kremayla doldurulan, üstü karamel veya çikolata ile süslenen bu pastane spesiyalitesi Michelin yıldızlı aşçı Christophe Adam’ın elinde ve Eclair de Génie dükkânında sanata dönüşüyor.




C. Adam, Fransız gurme dünyasında yarattığı esere can veren heykeltıraş Pygmalion’ın adıyla anılıyor. Ortaya çıkan eklerler sanat eserinden farksız. Nostaljik ekler çıtır karamel ve acıbadem tadıyla sizi çocukluğunuza götürüyor, Japon mutfağından tanıdığımız Yuzu’lu, egzotik meyve pürelerinin kullanıldığı mangolu-muzlu eklerler içinizdeki gurmeye hitap ediyor. Minik çikolata topları da yapıyor Adam; neredeyse disko topu diyebiliriz kendilerine. Dükkâna girdiğiniz anda parıl parıl parlayarak gözünüzü alıyorlar. Tatları eklerlere oranla hafif sönük kalsa da sırf ışıltıları için denemeye değer. Birden fazla ekler denemek isterseniz, ki tavsiye ederiz, 4’lu, 6’li, 10’lu boxset’ler almanız da mümkün.

Adres: 14, rue Pavée 75003// 01 42 77 85 11
Pazartesi hariç her gün 10.30-19.30 arası açık

http://www.leclairdegenie.com/

Facebook sayfası :https://www.facebook.com/leclairdegenie
Hakkımızda
İletişim
Instagram