Gecenin Belediye Başkanı...
Paris’te 9. bölgenin gözde café-bar’i Sans Soucis’de yine Paris’in gözde karakterlerinden 2014 Paris “Gece’nin Belediye Başkanı” Clément Léon R. ile buluştuk. Clément bize Paris gece hayatından ve kendi misyonundan bahsetti.




© Julien Weber



Biz konsepte yabancı Türklere biraz açıklayabilir misin; ne demek “Gece’nin Belediye Başkanı” olmak? Bu senin full-time işin mi?

Hayır, aslen yazar ve gazeteciyim. Rock’n’roll ruhu üzerine basılmış bir romanım var ve Vice’a iş yapıyorum. Halihazırda yeni bir roman üzerine de çalışıyorum. Ayrıca radyoda Paris sorunları üzerine konuştuğum bir programım var.

“Gecenin belediye başkanı” Amsterdam’da on senedir olan bir konsept aslında . Onlar üç turlu seçim yapıyorlar Hollanda ciddiyetiyle. Ve ordaki başkan belediyeyle beraber çalışıyor. Ben ise Paris’te neredeyse belediyeye karşı çalışıyorum diyebilirim. Görevim gece hayatını öldürmeye son derece meraklı yöneticilere karşı Paris’in gece hayatını korumak için mücadele vermek. 13 kişi arasından iki turlu bir seçim sonucu görev başına geçtim. Görevimin politik bir yanı yok, amaç Paris’in son yıllarda tüm baltamalara rağmen gelişen gece hayatını zenginleştirmek, insanların sokağa çıkıp eğlenmelerini kolaylaştırmak.

Senin misyonun nedir, bir eylem planın var mı?

Özellikle iki misyonum var: Gece toplu taşımasını geliştirmek ve mekânların sürekli geri çekilmeye çalışılan kapanış saatlerini uzatmak. Paris’te en büyük sorunumuz Paris gece hayatının mahalle derneklerince öldürülmek ve tüm aktivitenin banliyö tarafına çekilerek gece ölü bir Paris yaratılmak istenmesi.

Dernek ve belediye yöneticileri seni sinirlendiriyor galiba...

Evet çünkü yöneticilerin başka bir çağa ait vizyonları yüzünden Paris asla Berlin, Londra ya da Brüksel olamayacak. Londra’daki yöneticiler gece hayatının ne denli ekonomik ve turistik getirisi olduğunu anladılar. Paris’te de bunu göstermeye çalışıyorum onlara. Örneğin, Madrid teraslara sınırlama getirerek 4 senede 6 milyon turist kaybetti.

Paris gece hayatının son yıllarda çok geliştiğine katılıyor musun? Mahalleler de “gentrification” geçiriyor, özellikle Anglo-Sakson etki altında değişiyor, bu konuda fikirlerin neler? Biliyorsun artık Burger Bar’dan, Juice Bar’dan geçilmiyor. Pigalle’in yeni ismi Sopi (South Pigalle) oldu.

Paris son yıllarda çok gelişti ve değişti eğlence açısından. Ama ben elektro partilerde aile, jazz gecesinde Çinliler de görmek istiyorum. Paris’te Berlin’de ya da Londra’da olan kültürel çeşitlilik yok. Herkesin sakal, bereleri ve dövmeleriyle dolaştığı barlardan sıkıldık artık. En azından şu sakal modasi çirkin erkeklere bir şans vermiş oldu.  Neyse konuya dönersek, Paris’in değişmesi, mahallerinin globalleşme doğrultusunda dönüşüm geçirmesine diyecek hiçbir şeyim yok, değişim altında yeni  bir tektipleşme sendromu olmasın yeter. 9. mahalle bu konuda örnek alınacak bir arondisman. Burada elektro klubü Chez Moune, rock klubü Bus Palladium, R&B ve Jazz mekânlari hepsi yan yana.

Ve kaçınılmaz soru, bize birkaç adres önerebilir misin?

Paris’te gece çıkmak icin mükemmel bölge tartışmasız 9.uncu arondisman. Bus Palladium 1971’de açılmış bir diskotek ve hala harika. Carmen, bütün hafta 2’den sonra da açık. En sevdigim bar yine 9. bölgedeki Le Tendre Voyou. Küçük bir mahalle barı olan Sans Soucis’yi çok seviyorum, atıştırmak, bir kadeh şarap içmek, insanları seyretmek için. 10. mahallede Faubourg Saint-Denis’ye gidiyorum sık sık. Austerlitz garının arka tarafında kalan gece klubü Nuba’yı da sayabilirim.

Restoran olarak bir öneri alsak?

Le Tendre Voyou derim yine. Ama son zamanlarda beni en çok şaşırtan bar Moonshiner oldu. Bir Italyan restoranından içeriye girip 20’li yıllarda bir Prohibition barından çıkıyorsunuz. Sahipleri arkadaşlarım; Jean-Pierre Thimbaud sokağındaki Orange Méchanique ve U.F.O Bar da onların. Dirty Dick de çok sevdiğim mekânlardan, ame ne yazık ki Bobo diye tabir edilen (Bohème Bourgeois) kesimin çok takıldığı bir mekan haline geldi. Paris gece hayatının bu doğrultuda gelişmesini açıkçası hiç istemiyorum. Tamamen görünüş odaklı, her tarafından dövme fışkıran ve çok marjinal olduğunu düşünüp aslında geleneksel çizgiden ayrılmayan, hipster modasına kendini kaptırmış tiplerin takıldığı mekânlar her tarafı ele geçirmekte. Neyse ki bu da bir moda ve yakında geçecektir...

Clément'ın Facobook sayfası: https://www.facebook.com/clementleonr.mairedelanuit?fref=ts
Hakkımızda
İletişim
Instagram